|
Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, Türkiye'nin ekonomideki yapısal sorunlarının çözülmediği takdirde 7-8 senede bir krizlere yakalanacağını söyledi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Maliye Kulübünce İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mehmet Yazıcı Amfisinde düzenlenen ''Küresel Krize Karşı Türkiye'de Uygulanan Vergi Politikaları'' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Uysal, öğrencilere önce kariyer planlamasıyla ilgili çeşitli bilgiler verdi, ardından Türkiye'nin 1980 yılından sonraki ekonomik yapısını değerlendirdi. Uysal, dünyada üreten ve tüketen ekonomiler olduğunu belirterek, ''Tüketenler arasında da ABD başta geliyor. ABD'de insanlar üretmeden daha çok tüketiyor, tasarruf oranları düşük. Tasarrufta dünya ortalaması yüzde 23, ABD'nin ise yüzde 13. Biz de Türkiye olarak çok tüketen ülkelerden biriyiz. O nedenle cari açık veriyoruz. Geleceğimiz parlak, kaynaklarımız zengin. Biz zenginlik içinde fakirlik çekiyoruz'' dedi. Hükümetin krize ilişkin parça parça tedbirler aldığını ifade eden Uysal, ''Likiditeyi artırmak için Merkez Bankasıyla ilgili karşılık oranlarında düzeltmeler yapıldı. İhracat verilerinde artış oldu. Merkez Bankası ciddi oranda faiz indirimine gitti. Kredi Garanti Fonundan KOBİ'lere destek için 1 milyarlık faiz desteği çıktı, 10 milyarlık kredi için. Vergilerde indirimler yapıldı'' diye konuştu. Uysal, krizin Türkiye'nin yapısal sorunlarını tekrar ortaya çıkardığını vurgulayarak, şunları söyledi: ''Bu yapısal sorunları çözmezsek 7-8 senede bir krizlere yakalanırız. Tahterevalli gibi sağ taraf ödemeler dengesi, sol taraf bütçe dengesi. Bütçe dengesiyle ilgili sorunumuz sosyal güvenlik açıklarımız, sağlık harcamalarımız, yüksek faiz ödemelerimiz bunlar bizi perişan ediyor. Reel faizi en yüksek ödeyen ülkelerden bir tanesiyiz. Bunları çözmemiz gerekiyor. Bütçemizi sağlam bir bütçe haline getirmemiz gerekiyor. Bu konuda mali kuralla ilgili 2010 yılında bir kanun çıkacak. Mali kural yasa olarak çıkıyor, bütçe dengesiyle ilgili kurallar ortaya çıkacak. Türkiye'nin bütçe dengesini sağlam tutmamız lazım. Bunun yapısal yönünü çözmek için kayıt dışılığı önleyeceğiz, veri tabanını yaygınlaştıracağız, dolaylı ve doğrudan vergiler arasındaki payı daha dengeli hale getireceğiz. Vergi yapımızı çok sağlamlaştıracağız. Sosyal güvenlik sistemimizi daha güçlü hale getireceğiz.'' Devlet harcamalarında savurganlığın önlenmesi gerektiğine dikkati çeken Uysal, şöyle devam etti: ''Devletin harcadığı her kuruşta sizin kontrolünüzün olması lazım. Toplanan vergiler nereye gidiyor? Bu sorgulamayı sivil toplum kuruluşlarının yapması lazım. Harcama verimliliği evvelce yoktu, şimdi yapılmaya çalışılıyor ve eskisine göre daha iyiyiz. Trend iyiye doğru gidiyor ama daha hızlı olması lazım. Diğer ayak ise ithalat, ihracat, turizm. Turizmde bizim çok yüksek gelir elde etmemiz lazım. Yıllık 20 milyar dolar gelirimiz var, bu en az 60 milyar dolar olmalı. Bizim ülkemizdeki turizm potansiyeli hiçbir ülkede yok, ama bize ucuz turist geliyor. Turizm gelirlerini artıracağız. İhracatı artırmak için ürün çeşitlendirmesine gideceğiz. İthalatta ara malı ithalatını yok edeceğiz, içerde üreteceğiz. AR-GE faaliyetlerine, nitelikli iş gücüne, eğitime önem vereceğiz. İthalatta katma değere önem vereceğiz. Ödemeler dengemizi kuvvetlendireceğiz. Yüzde 13 değil, 24 tasarruf edeceğiz. Yapacağımız tasarruflarla, dış tasarrufa ihtiyacımız azalacak. Başkasının sermayesine ihtiyacımız kalmasın, yabancıdan para istemeyelim. Kendi kaynaklarımızla kendimizi büyütmeye çalışalım. Yapısal dengeyi düzeltirsek Türkiye'nin önü açıktır.'' Konferans, Uysal'ın öğrencilerin sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi. AA |